Bir kafede veya evde video çekerken ışıkların yanıp söndüğünü görmek oldukça yaygın. Bazen bütün görüntü aydınlanıp kararıyor, bazen de ekranda yatay çizgiler beliriyor. Gözle sabit görünen LED ışıklar, kamera kaydında farklı davranabiliyor.

Bunun temel nedeni, ışığın parlaklık değişimleriyle kameranın görüntüyü kaydetme zamanlamasının uyuşmaması. Sorun, ışık kaynağı ve çekim ayarları birlikte değerlendirildiğinde daha kolay çözülüyor.

Gözümüzün Görmediği Titreme Nasıl Oluşuyor?

LED ışıklar, elektrik akımındaki değişimlere çok hızlı tepki veriyor. Lambanın sürücü devresi yeterince kararlı bir çıkış sağlamadığında parlaklık düzenli olarak yükselip düşebiliyor.

Bazı LED ışıklar ise parlaklığı ayarlamak için darbe genişlik modülasyonu, yani PWM yöntemini kullanıyor. Bu yöntemde ışık çok hızlı açılıp kapanıyor. Açık kaldığı sürenin oranı değiştirilerek ortalama parlaklık ayarlanıyor.

Bu döngüler gözümüze kesintisiz bir aydınlatma gibi görünebiliyor. Ancak kamera, farklı anlarda farklı miktarda ışık kaydettiğinde videoda titreme ortaya çıkıyor. LED ışıklar bu nedenle çıplak gözle sorunsuz görünse bile çekimi etkileyebiliyor.

Işık Titremesi

Videodaki Yatay Çizgiler Nereden Geliyor?

Birçok telefonun kamera sensörü, görüntüyü bütün satırlarda aynı anda kaydetmiyor. Satırların farklı zamanlarda pozlanıp okunması, “rolling shutter” olarak bilinen çalışma biçimini oluşturuyor.

Işığın parlaklığı bu sırada değişirse görüntünün bazı bölümleri daha aydınlık, bazıları daha karanlık kaydediliyor. Sonuç, yatay bantlar veya yukarı aşağı ilerliyormuş gibi görünen çizgiler olabiliyor.

Burada iki farklı zamanlama önemli. Kare hızı, saniyede kaç görüntü kaydedildiğini belirliyor. Enstantane ise her karenin sensörde ışık toplama süresini ifade ediyor. Yalnızca kare hızını değiştirmek, LED ışıklar altında her zaman yeterli olmuyor.

Türkiye’de Hangi Çekim Ayarları İşe Yarıyor?

Türkiye’de elektrik şebekesinin nominal frekansı 50 Hz. Şebekeye bağlı bazı ışık kaynaklarında parlaklık, saniyede 100 kez değişiyor. Ancak bütün LED ışıklar aynı döngüyle çalışmıyor.

Manuel ayar sunan bir telefon veya kamera uygulamasında, 25 kare/sn. ile 1/50 saniye enstantane iyi bir başlangıç. Telefon destekliyorsa 50 kare/sn. ile 1/100 saniye de denenebilir. Sony, 50 Hz kullanılan bölgelerde titremeyi azaltmak için 1/50 veya 1/100 saniyeyi öneriyor.

iPhone’un desteklenen modellerinde PAL video seçenekleri üzerinden 25 kare/sn. kayıt yapılabiliyor. Diğer telefonlarda seçenekler modele ve uygulamaya göre değişiyor. LED ışıklar altında en uygun sonucu bulmak için kısa deneme kayıtları almak gerekiyor.

Neden Bazı Lambalarda Sorun Devam Ediyor?

LED ışıklar, şebeke frekansından bağımsız çalışan sürücü devreleri de kullanabiliyor. PWM frekansı yüzlerce veya binlerce hertz olduğunda, 50 Hz’e uygun ayarlar sorunu tamamen gidermeyebiliyor.

Aynı lambanın parlaklık ayarı değiştirildiğinde kayıt da farklılaşabiliyor. Işığı kısmak, kullanılan devreye bağlı olarak bantları daha belirgin hâle getirebiliyor. Bu yüzden çekimden önce farklı parlaklık seviyelerini denemek yararlı.

LED ışıklar özellikle yüksek kare hızlı ağır çekimlerde daha sorunlu görünebiliyor. Kamera daha kısa zaman aralıklarını örneklediği için normal videoda fark edilmeyen değişimler ortaya çıkabiliyor.

Titremeyi Azaltmak İçin Işığı Değiştirmek Gerekir Mi?

Çekim ayarları yeterli olmadığında farklı bir ışık kaynağı kullanmak etkili bir çözüm. Gün ışığı veya video çekimine uygun, kararlı ışık çıkışı sağlayan aydınlatmalar tercih edilebilir.

Çekim için seçilen LED ışıklar, kullanılacak kare hızında ve parlaklık seviyesinde test edilmeli. “Titremesiz” etiketi, her çekim koşulunda aynı sonucu garanti etmiyor.

En pratik yaklaşım, önce kare hızı ve enstantaneyi ayarlamak. Ardından ışığın parlaklığını değiştirip birkaç saniyelik kayıtlarla sonucu kontrol etmek. Böylece uzun çekimin sonunda titreyen bir görüntüyle karşılaşma ihtimali azalıyor.

Cevap Yaz

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir