Estonya merkezli girişim Rollo Robotics, gerçek dünya güvenlik devriyeleri için geliştirilen dünyanın ilk dengeli tek tekerlekli otonom güvenlik robotunu tanıttı. 1ROLLO adı verilen robot, endüstriyel tesisler, veri merkezleri, kampüsler ve havalimanları gibi geniş alanlarda insan müdahalesine ihtiyaç duymadan devriye gezebiliyor. 2025 yılında Cleveron’un kargo robotlarının mucidi Arno Kütt ve Sander Sebastian Agur tarafından kurulan şirket, tek tekerlekli robotların yıllardır çözülemeyen denge sorununu kendi geliştirdiği stabilizasyon sistemiyle aştığını söylüyor.

Rollo Robotics Kurucu Ortağı Sebastian Agur, hedeflerinin modern bir robotik platform oluşturarak otonom güvenlik devriyelerini daha ekonomik, daha esnek ve daha az dikkat dağıtan hale getirmek olduğunu belirtti.

1ROLLO Tek Tekerlek Üzerinde Nasıl Dengede Kalıyor?

Robotun merkezinde 60 santimetre çapında tek bir geniş tekerlek bulunuyor. Denge ise bu tekerleğin içine dikey olarak yerleştirilen yüksek hızlı bir volan sayesinde sağlanıyor. Dönen volanın oluşturduğu jiroskopik kuvvetler, robotun hareket ederken, dururken ve engebeli zeminde ilerlerken dik kalmasına imkan tanıyor.

Yön değiştirmek istediğinde içteki volan eğiliyor ve makine tıpkı bir motosiklet gibi viraja yatıyor. Yüksek frekanslı sensörlerden gelen veriler, şirketin kendi geliştirdiği kontrol yazılımı tarafından anlık olarak işleniyor. Böylece rüzgarlı havalarda veya bozuk zeminlerde bile denge korunabiliyor.

1rollo Güvenlik Robotu

Robotun Teknik Özellikleri Neler?

Yaklaşık 110 santimetre yüksekliğinde ve 45 kilogram ağırlığındaki robot, saatte 30 kilometre hıza ulaşabiliyor. Bu hız, geniş tesislerde devriye sürelerini önemli ölçüde kısaltıyor. Tek şarjla 8 saate kadar çalışabilen sistem, bataryası azaldığında kablosuz şarj istasyonuna otomatik olarak dönüyor ve günün 24 saati kesintisiz görev yapabiliyor.

IP65 sertifikasına sahip olan gövde, yağmura, toza ve su jetlerine karşı dayanıklılık sunuyor. Robot ayrıca -20°C ile 55°C arasındaki sıcaklıklarda sorunsuz çalışabiliyor.

Çevresini Nasıl Analiz Ediyor?

1ROLLO, 360 derecelik görüş sistemi, bilgisayarlı görüş ve uç yapay zeka teknolojileri sayesinde çevresini sürekli tarıyor. İnsanları, araçları, açık kapıları ve olağan dışı hareketleri algılayabiliyor. RTK-GNSS tabanlı hassas konumlandırma sistemi ise konum doğruluğunu milimetre seviyesinde tutarak robotun önceden belirlenen devriye rotalarında yüksek doğrulukla ilerlemesini sağlıyor.

Herhangi bir anormallik tespit edildiğinde 4G, 5G veya Wi-Fi üzerinden bulut tabanlı yönetim platformuna anlık bildirim gönderiliyor. Operatörler canlı görüntüyü izleyebiliyor, robotun dahili hoparlör ve mikrofonunu kullanarak iletişim kurabiliyor ya da sahaya güvenlik ekiplerini yönlendirebiliyor. Aynı platform üzerinde çok sayıda robot birlikte çalışabildiği için tek bir süpervizör bütün bir filoyu yönetebiliyor.

Tek Tekerleki Otonom Güvenlik Robotu

Tek Tekerlekli Tasarım Ne Gibi Avantajlar Sunuyor?

Şirkete göre bu tasarımın en büyük avantajlarından biri dar koridorlar, girişler ve kalabalık geçiş alanlarında rahat hareket edebilmesi. Dört tekerlekli güvenlik robotları bu tür alanlarda sıkça sıkışırken, 1ROLLO ince gövdesi sayesinde büyük makinelerin giremediği noktalara ulaşabiliyor. Robotun modüler yapısına termal kamera, PTZ kamera, gece görüş sistemi ve RFID okuyucu gibi farklı ekipmanlar da eklenebiliyor.

Ne Zaman Satışa Sunulacak?

Rollo Robotics robotu doğrudan satmak yerine abonelik modeliyle sunmayı planlıyor. Aylık ücret karşılığında donanım, bakım, yazılım güncellemeleri ve gelecekteki donanım yükseltmeleri hizmete dahil olacak. Böylece işletmeler yüksek başlangıç maliyetlerinden kurtulmuş olacak.

Şirket Ocak 2026’da FoodLabs ve Prototype öncülüğünde, Enterprise Estonia desteğiyle 3,7 milyon euroluk ön tohum yatırımı aldı. Bu kaynak jiroskopik teknolojinin zorlu hava koşullarına ve yoğun trafiğe uyarlanması, tedarik zincirinin güçlendirilmesi ve pilot projelerin hazırlanması için kullanılıyor. İlk kurulumların endüstriyel tesisler, veri merkezleri, havalimanları ve kritik altyapı alanlarında yapılması, ticari kullanımın ise 2027 yılı içerisinde başlaması hedefleniyor.

Cevap Yaz

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir