Güneş enerjisi ve rüzgar, küresel elektrik üretiminde nükleeri aylık bazda geride bırakmaya başladı. Dünya Nükleer Endüstri Durum Raporu 2026, iki kaynağın ayrı ayrı nükleer santrallerden daha fazla elektrik ürettiği dönemleri ortaya koydu. Yeni veriler, elektrik üretimindeki dönüşümün hızını gösteriyor.
Rapora göre rüzgar Mart 2025’te, güneş enerjisi ise Nisan 2025’te ilk kez bu eşiği aştı. Mart 2025 ile Haziran 2026 arasındaki her ayda iki kaynaktan en az biri nükleeri geçti. Mart, nisan ve mayıs 2026’da ise her ikisi de ayrı ayrı nükleer üretimin üzerine çıktı.

Karşılaştırma Hangi Dönemi Kapsıyor?
Buradaki gelişme, dünya genelindeki aylık elektrik üretimini kapsıyor. Güneş ve rüzgarın toplam yıllık üretimi nükleeri zaten 2021’de geride bırakmıştı. Yeni eşik, bu kaynakların tek başına aylık nükleer üretimi aşması oldu. Böylece karşılaştırmanın kapsamı da değişti.
Güneş enerjisi kapasitesi ile üretilen elektrik miktarı da farklı ölçümler. Kurulu güç, santrallerin üretim kapasitesini gösteriyor. Elektrik üretimi ise belirli bir dönemde elde edilen enerji miktarını ifade ediyor. Bu nedenle kapasite artışları, üretim verileriyle birlikte değerlendiriliyor.
Güneş Enerjisi Neden Hızla Büyüyor?
Uluslararası Enerji Ajansı’nın fotovoltaik programı IEA PVPS’ye göre 2025’te yaklaşık 690 gigavat yeni güneş enerjisi kapasitesi kuruldu. Küresel toplam kapasite yıl sonunda 2,96 teravata ulaştı. Yıllık yeni kurulumlar, önceki yıla kıyasla yaklaşık yüzde 15 arttı.
Bu büyümede Çin belirleyici rol oynadı. Ülke, 415 gigavatlık yeni kurulumla küresel artışın yaklaşık yüzde 60’ını karşıladı. Hindistan 54 gigavat, ABD ise 43 gigavat ekledi. Düşük panel maliyetleri ve büyük pazarlardaki yatırımlar, güneş enerjisi alanındaki büyümeyi destekledi.
Üretim tarafında da benzer bir yükseliş görüldü. IEA’ya göre güneş enerjisi kaynaklı elektrik üretimi 2025’te yaklaşık 600 teravatsaat arttı. Toplam üretim yaklaşık 2.700 teravatsaate ulaşırken 2022 seviyesinin iki katını geçti.
Nükleerin Payı Neden Geriliyor?
Nükleer santrallerin üretimi 2025’te artarak rekor seviyeye ulaştı. Buna rağmen WNISR verilerinde nükleerin küresel elektrik üretimindeki payı yüzde 8,8 olarak yer aldı. Elektrik talebi ve diğer kaynakların üretimi büyüdükçe nükleerin toplam içindeki ağırlığı azalıyor.
Aynı dönemde rüzgarın elektrik üretimi yaklaşık yüzde 8 arttı. Güneş enerjisi alanındaki hızlı yükselişle birlikte yenilenebilir kaynaklar, elektrik sisteminde daha geniş yer tutmaya başladı. Ancak fosil yakıtlar, 2025’te küresel elektrik üretiminin yarısından fazlasını karşılamayı sürdürdü.
Şebekelerde Hangi Yatırımlar Öne Çıkıyor?
Güneş enerjisi ve rüzgarın artan payı, elektrik şebekelerine yapılacak yatırımları da gündeme taşıyor. IEA, şebekelerin genişletilmesini ve modernleştirilmesini gerekli görüyor. Üretimdeki değişimleri yönetebilen daha esnek sistemler de bu dönüşümün önemli parçası.
Yeni santraller kadar elektriğin tüketim merkezlerine taşınması da önem taşıyor. Güneş enerjisi yatırımlarının büyümesi, üretim kapasitesiyle birlikte şebeke altyapısının da geliştirilmesini gerektiriyor.