Türkiye, hipersonik silahların oluşturduğu tehdide karşı savunma teknolojilerini geliştirmeye devam ediyor. ASELSAN da yüksek hızda hareket eden ve tespit edilmesi zor olan hipersonik hedeflerin daha erken algılanması ve takip edilmesi için radar teknolojileri geliştiriyor.
ASELSAN Dergi’nin 123. sayısında yer alan “Hipersonik: Geleceğin Harbini Şekillendiren Hız” başlıklı çalışmada, şirketin hipersonik tehditlere yönelik radar Ar-Ge faaliyetleri hakkında dikkat çeken bilgiler paylaşıldı. Çalışmaya göre ASELSAN, bu hedeflerin tespitinde kullanılmak üzere Çok Fonksiyonlu Atış Kontrol Radarları üzerinde çalışmalar yürütüyor.
Farklı radar bantları bir arada kullanılacak
ASELSAN’ın yaklaşımında X-Bant ve L-Bant radarların birlikte kullanılması öne çıkıyor. İki farklı radar bandından elde edilen verilerin bir araya getirilmesiyle hipersonik hedeflerin daha güvenilir şekilde tespit edilmesi ve takip edilmesi amaçlanıyor.
Hipersonik füzelerin düşük radar kesit alanına sahip olması ve çok yüksek hızlarda atmosferle etkileşim sonucunda ortaya çıkabilen plazma etkisi, radarlar açısından önemli tespit sorunları oluşturabiliyor. Radar füzyonunun ise bu zorlukların aşılmasına katkı sağlaması bekleniyor.
Hipersonik füzeler neden zor tespit ediliyor?
Hipersonik silahlar genel olarak Mach 5 ve üzerindeki hızlara ulaşabilen sistemler olarak tanımlanıyor. Ancak bu silahları savunma açısından zorlaştıran tek unsur yüksek hızları değil.
Bazı hipersonik sistemler atmosfer içerisinde görece düşük irtifalarda ilerleyebiliyor. Bu durum, yer tabanlı radarların hedefi Dünya’nın eğriliği nedeniyle daha geç tespit etmesine yol açabiliyor. Ayrıca hipersonik araçların uçuş sırasında manevra yapabilmesi, gelecekteki konumlarının öngörülmesini de zorlaştırıyor.
Yüksek hızın atmosferle oluşturduğu etkileşim de başka bir problem ortaya çıkarıyor. Aracın çevresindeki havanın aşırı ısınması ve iyonlaşması sonucunda oluşabilen plazma tabakası, radar sinyallerinin hedefe ulaşmasını veya hedeften geri dönmesini etkileyebiliyor.
Bu nedenle hipersonik tehditlere karşı yalnızca güçlü bir radar kullanılması yeterli olmayabilir. Farklı sensörlerden gelen verilerin birleştirilmesi ve hedefin mümkün olduğunca erken tespit edilmesi önem kazanıyor.
L-Bant ve X-Bant radarlar ne sağlayacak?
ASELSAN’ın üzerinde çalıştığı sistemde iki radar bandının farklı özelliklerinden yararlanılması planlanıyor.
L-Bant radarlar, daha uzun dalga boyları sayesinde geniş alan gözetleme ve düşük radar kesit alanına sahip hedeflerin tespitinde avantaj sağlayabilir. X-Bant radarlar ise daha yüksek çözünürlük sunarak hedefin konumunun hassas şekilde belirlenmesine ve takip edilmesine yardımcı olabilir.
Bu iki kaynaktan gelen verilerin füzyonuyla, hipersonik hedef hakkında daha kapsamlı bir takip resmi oluşturulması hedefleniyor.
ASELSAN’ın mevcut radar çözümleri de bu alandaki çalışmalar için önemli bir altyapı sunuyor. Şirketin AKREP 1000-G Çok Fonksiyonlu Atış Kontrol Radarı, AESA mimarisiyle arama ve hassas takip görevlerini gerçekleştirebiliyor ve X-Bant’ta çalışıyor.
SİPER mimarisiyle birlikte değerlendirilebilir
Türkiye’nin uzun menzilli hava ve füze savunma çalışmalarında radarlar kritik bir rol üstleniyor. ASELSAN, ROKETSAN ve TÜBİTAK SAGE tarafından geliştirilen SİPER sistemi de radar, komuta-kontrol, haberleşme ve füze unsurlarının birlikte çalıştığı entegre bir savunma mimarisi oluşturuyor.
ASELSAN’ın hipersonik tehditlere yönelik radar çalışmaları, gelecekte bu mimarinin karşılaşabileceği daha hızlı ve manevra kabiliyeti yüksek tehditlere karşı geliştirilmesi açısından önem taşıyor.
Şirketin ALP-300G radar sistemi de hava savunma altyapısındaki önemli çözümler arasında bulunuyor. Sistem; uçak, helikopter, İHA ve seyir füzeleri gibi hava soluyan hedeflerin aranması ve takip edilmesinde kullanılabiliyor.
Türkiye’de hipersonik teknoloji yarışının iki tarafı da geliştiriliyor
Türkiye’nin hipersonik teknolojiler konusundaki çalışmaları yalnızca saldırı sistemleriyle sınırlı kalmıyor. Yüksek hızlı füze teknolojilerinin geliştirilmesinin yanında, bu tür tehditleri tespit edebilecek savunma sistemleri üzerinde de çalışmalar yürütülüyor.
SSB’nin Temmuz 2026’da yaptığı açıklamada, ROKETSAN tarafından geliştirilen TAYFUN Blok-3 füzesinin hipersonik hızlara ulaşarak uzun menzilde hareketli bir su üstü hedefini vurduğu duyurulmuştu.
Böylece Türkiye bir yandan yüksek hızlı füze teknolojilerini geliştirirken diğer yandan bu sistemlere karşı kullanılabilecek erken uyarı, radar ve hava savunma kabiliyetlerini de güçlendirmeye çalışıyor.
Çalışmalar henüz operasyonel sistem anlamına gelmiyor
ASELSAN’ın söz konusu çalışmaları, Türkiye’nin hipersonik füzelere karşı operasyonel bir radar sistemini kullanıma aldığı anlamına gelmiyor. Mevcut bilgiler, şirketin hipersonik tehditlerin tespit ve takibine yönelik radar teknolojileri üzerinde Ar-Ge çalışmaları yürüttüğünü gösteriyor.
X-Bant ve L-Bant radarların birlikte değerlendirilmesi ise bu çalışmalar kapsamında öne çıkan teknik yaklaşımlardan biri olarak dikkat çekiyor.