Birinci Dünya Savaşı döneminden kalan şifreli bir Alman telsiz mesajı, yapay zekâ destekli çalışmayla yeniden okunabilir hâle getirildi. Prinz adıyla paylaşım yapan geliştirici, 1918 tarihli mesajı GPT-6 Astra kullanarak çözdüğünü açıkladı. Ortaya çıkan metin, Sivastopol’a ulaşan bir İngiliz kruvazörü ile bölgeye gelen Müttefik gemilerinin hareketlerini anlatıyor.

Çalışma, tarihî şifreleri günümüzün dijital araçlarıyla incelemenin dikkat çekici bir örneğini oluşturuyor. Çözümün ardından mesajdaki bilgiler gemi günlükleriyle karşılaştırıldı. Deniz hareketliliğine ilişkin kayıtların metinle örtüşmesi, önerilen okumayı destekledi.

Şifreli Mesaj Sivastopol’daki Gemileri Anlatıyor

Çözülen metinde bir İngiliz kruvazörünün Sivastopol’a ulaştığı ve Müttefik filosunun ayın 26’sında onu takip ettiği bilgisi bulunuyor. Kruvazörün geliş gününü belirten bölümde ise tam olarak okunamayan bir karakter yer alıyor.

Bu noktada HMS Canterbury’nin seyir kayıtları devreye giriyor. Günlüklerde, geminin 24 Kasım 1918’de Sivastopol Limanı’na bağlandığı belirtiliyor. İki gün sonraki kayıtta ise Müttefik filosunun gelişi yer alıyor.

Böylece mesajdaki iki ayrı hareket, tarihî kayıtlarda karşılık buluyor:

  • 24 Kasım 1918: HMS Canterbury Sivastopol Limanı’na ulaşıyor.
  • 26 Kasım 1918: Müttefik filosunun gelişi gemi günlüğüne kaydediliyor.

Bu karşılaştırma, belirsiz tarih bölümünün yorumlanmasına da yardımcı oluyor. Bununla birlikte, metindeki eksik karakterin kesin olarak okunması ile tarihî olaylardan hareketle tamamlanması arasında fark bulunuyor.

Çözümde Daha Önce Bilinen Bir Anahtar Kullanıldı

Mesaj, Alman ordusunun kullandığı ADFGVX şifreleme yöntemiyle hazırlanmıştı. Bu yöntemde karakterler bir tablo yardımıyla harf çiftlerine dönüştürülüyor, ardından anahtar sözcüğe bağlı olarak yeniden sıralanıyordu.

Prinz’in anlattığı çalışmada kullanılan anahtar, “TRUPPENVERSCHIEBUNG” sözcüğü oldu. Bu sözcük, askerî şifreleri ele alan tarihî bir kaynakta zaten bulunuyordu.

Dolayısıyla çalışmanın öne çıkan tarafı, bilinmeyen bir anahtarın sıfırdan bulunmasından çok, mevcut bilginin ilgili mesaja uygulanması ve çıkan sonucun tarihî belgelerle karşılaştırılması oldu.

Gemi Günlükleri Çözümün Kontrolünü Sağladı

Bir şifreli metinden anlamlı cümleler elde edilmesi, sonucun doğruluğunu değerlendirmek için tek başına yeterli olmayabilir. Özellikle kısa mesajlarda, önerilen okumanın bağımsız bilgilerle uyuşması önem taşıyor.

Bu olayda kullanılan seyir kayıtları yalnızca bir yer adı benzerliği sunmuyor. Kruvazörün gelişi ile filonun bölgeye ulaşması arasındaki zaman sırası da mesajla örtüşüyor. Bu nedenle günlükler, çözümün tarihî bağlamını kontrol etmek için somut bir dayanak oluşturuyor.

Öte yandan Prinz, mesajın daha önce çözülmediğini bildiği kadarıyla ifade ediyor. Bu ayrıntı, çalışmayı bütün geçmiş araştırmaların kesin biçimde tarandığı bir sonuç olarak sunmamak açısından önemli.

Yapay Zekâ Tarihî Belgelerin İncelenmesine Katkı Sağlıyor

1. Tarihî şifrelerin incelenmesinde yapay zekâ, arşiv belgeleri arasındaki bağlantıların araştırılmasına yardımcı oluyor.

Çalışma, yapay zekânın tarih araştırmalarında metin çözümleme, kaynaklar arasında bağlantı kurma ve elde edilen sonuçları karşılaştırma amacıyla kullanılabileceğini gösteriyor.

Buradaki yaklaşım, şifreli belgeyi tek başına ele almak yerine onu anahtar listeleri ve gemi günlükleriyle birlikte değerlendirmeye dayanıyor. Benzer çalışmaların güvenilirliği de yalnızca ortaya çıkan metnin anlaşılır olmasına değil, kullanılan yöntemin ve dayanakların incelenebilmesine bağlı olacak.

Cevap Yaz

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir