E-Devlet üzerinden erişime açılan Alt-Üst Soy Bilgisi hizmeti, vatandaşların aile kökenlerini 1800’lü yılların ortalarına kadar takip etmesine olanak tanıyor. Birçok kişi için bu bilgi yeterli olsa da, geçmişini çok daha eski tarihlerde arayanlar için süreç burada bitmiyor. Kayserili araştırmacı Hayri Şişlioğlu, on yıl süren titiz çalışmaları sonucunda kendi soy ağacını 1300’lü yıllara kadar ulaştırmayı başardı. Peki, resmi kayıtların bittiği yerden daha geriye gitmek için hangi yöntemler izlenmeli?

E-Devlet Üzerinden Soy Bilgisi ve 1904 Nüfus Sayımı Sınırı

Türkiye’de modern anlamda ilk resmi nüfus sayımı 1904 yılında gerçekleştirilmiştir. E-Devlet üzerindeki soyağacı verileri, bu tarihte hayatta olan en yaşlı aile büyüklerinden başlar. Örneğin, 1904 yılındaki sayımda 80 yaşında olan bir aile büyüğünüz sisteme kaydedilmişse, onun doğum yılı olan 1840’lı yıllara kadar ulaşmanız mümkün hale gelir. Ancak bu sistem, 1904’ten önce vefat etmiş olan kişileri kapsamadığı için araştırmalar genellikle bu noktada tıkanmaktadır.

Osmanlı Tapu Kayıtları ile İki Kuşak Daha Geriye Gitmek

E-Devlet verilerinin yetersiz kaldığı noktada, Osmanlı döneminden kalma tapu kayıtları devreye girmektedir. Osmanlı Devleti’nde tapu kayıtları ortalama olarak 1850’li yıllardan itibaren sistemli bir şekilde tutulmaya başlanmıştır. Bu kayıtlar, sadece arazi mülkiyetini değil, mülk sahiplerinin baba adlarını ve aile kökenlerini de içerdiği için araştırmacılara yaklaşık iki kuşak daha geriye gitme fırsatı sunar. Bu verilere ulaşmak isteyen vatandaşların, Turgut Özal döneminde (1985 yılından itibaren) tanınan haklar çerçevesinde ilgili tapu kurumlarına dilekçe ile müracaat etmeleri gerekmektedir.

1300’lü Yıllara Ulaşmanın Anahtarı: Şer’iyye Sicilleri ve Devlet Arşivleri

Daha da derin bir araştırma yapmak isteyenler için en kritik kaynaklar, eski mahkeme kayıtları olan Şer’iyye Sicilleri’dir. Şer’iyye Sicilleri, o dönemdeki her türlü hukuki işlemi, miras paylaşımlarını ve sosyal kayıtları barındırdığı için aile isimlerine veya yerleşim bilgilerine dair somut veriler sunabilir. Bu kayıtların büyük bir kısmı günümüzde Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü bünyesinde araştırmacıların hizmetine sunulmaktadır.

1300’lü yıllara kadar uzanan bir soyağacı oluşturmak, bu belgeler arasındaki küçük ipuçlarını birleştirmekle mümkündür. Ancak bu süreçte Osmanlı Türkçesi bilmek ya da uzman yardımı almak gerekebilir. Unutulmamalıdır ki, bu tür derinlemesine araştırmalar büyük bir sabır ve titizlik gerektirmektedir. Eğer doğru ipuçları takip edilirse, aile tarihini yüzlerce yıl geriye taşımak hayal olmaktan çıkmaktadır.

Cevap Yaz

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir