Yapay zeka modellerinin internetten topladığı devasa veri setleriyle eğitilmesi, fikri mülkiyet hukukunda yüzyılın davasına dönüştü. Milyarlarca kelime ve görsel, yaratıcılarının izni olmaksızın algoritmaların “öğrenme” sürecine dahil ediliyor.
1. Eğitim Verisi ve “Adil Kullanım” Tartışması
Yapay zeka şirketlerinin en büyük savunması, bu sürecin bir “kopyalama” değil, bir “öğrenme” süreci olduğu yönünde.
- Adil Kullanım (Fair Use): Şirketler, verileri dönüştürerek yepyeni içerikler ürettiklerini ve bunun bir hak ihlali olmadığını savunuyor.
- Telif Sahiplerinin İtirazı: Yazarlar ve sanatçılar, eserlerinin ticari bir ürünün temelini oluşturduğunu ve bu “hammadde” için kendilerine ödeme yapılması gerektiğini belirtiyor.
2. 2025 ve 2026’da Dönüm Noktası Olan Davalar
Hukuki süreçler artık teoriden pratiğe dökülmüş durumda:
- The New York Times v. OpenAI: Gazete, ChatGPT’nin kendi haberlerini neredeyse kelimesi kelimesine tekrarlayabildiğini kanıtlayarak devasa bir tazminat davası açtı.
- Sanatçıların “Midjourney” Savaşı: Görsel sanatçılar, tarzlarının izinsiz kopyalanmasına karşı toplu davalarla telif haklarını savunuyor.
- GEMA Kararı: Almanya’da müzik toplama birliği GEMA, OpenAI’ye karşı telif haklarını koruma konusunda önemli bir yasal zafer elde ederek emsal oluşturdu.
3. “Opt-Out” ve Lisanslama Dönemi
2026 yılı itibarıyla birçok platform, içerik üreticilerine “Eserim yapay zeka eğitiminde kullanılmasın” (Opt-Out) seçeneği sunmaya başladı. Ayrıca, teknoloji devleri artık büyük medya kuruluşlarıyla yıllık milyonlarca dolarlık lisans anlaşmaları imzalayarak yasal zemini sağlamlaştırmaya çalışıyor.
Yapay Zeka Çıktılarının Telif Hakkı Var mı?
Şu anki hukuki statüye göre, tamamen yapay zeka tarafından üretilen bir eserin “sahibi” yoktur; çünkü telif hakları yasaları genellikle bir “insan müellif” gerektirir. Ancak insan dokunuşu ve yönlendirmesiyle (prompt mühendisliği) oluşturulan eserlerin telif hakkı korumasından yararlanıp yararlanamayacağı hala gri bir alan.